yüze kök hücre uygulaması yaptıranlar

Site De Rencontre Qui Passe A La Tele. Yüz Yağ EnjeksiyonuYüz yağ enjeksiyonu; hastanın kendi vücudundan alınan gerekli orandaki yağın yüzün herhangi bir bölümüne enjekte edilmesi işlemidir. Bu işlem ile yağ enjeksiyonunun en sık uygulandığı yüze, dudakları kalınlaştırmak, elmacık kemiklerini belirgin hale getirmek, ağız kenarındaki kırışıklıkları yok etmek ve alt çeneyi büyütmek gibi amaçlarla yağ enjeksiyonu Yağ Enjeksiyonu Nasıl Yapılır?Yüz yağ enjeksiyonu süresi 30 ile 60 dakika arasında veya genel anestezi altında yağ dokusu enjeksiyonu sırasında alınan yağlar özel işlemlerden geçirilerek uygulama bölgesine enjektörle sırasında kesi yapılmadığından iz kullanılacak yağlar liposuction enjektörleri ile karın, kalça veya bel bölgesinden operasyonundan birkaç saat sonra evine yağ enjeksiyonu, uygulanan bölgenin deri sağlığına da ve İz Yok Etmek İçin Yağ EnjeksiyonuKırışıklık ve iz yok etmek için yüze yağ dokusu enjeksiyonu kök hücreden zengin yağ dokusu kullanılarak göz çevresi veya dudak çevresi kırışıklıkları veya yüzdeki lekeleri yok etmek amacıyla uygulanabilir. Günümüzde tıp alanındaki gelişmeler ile yağların laboratuvarda özel işlemlerden geçirilmesi sonucu kök hücre bakımından zengin bir sıvı elde edilir. Bu kök hücreden zengin sıvı, yağın içerisine tekrar eklenir ve kök hücre yoğunluğu arttırıldıktan sonra yüze enjekte edilir. Böylece kalıcı bir uygulama yapılmış Alın ve Şakak Bölgesi Volüm vermek İçin Yağ EnjeksiyonuKırışıklıkların yoğun olarak gözlemlendiği alın, yanak ve şakak bölgesine hacim kazandırmak ve dolgun bir hale getirmek için kök hücreden zengin yağ enjeksiyonu yapılır. Bu uygulama kalıcı ve uzun ömürlü bir gençlik görünümü için sağlıklı bir yüze kavuşmayı mümkün Yağ Enjeksiyonu SonrasıYağ enjeksiyonu ile yüz dolgusu operasyonu sonrası yüzdeki şişliği azaltmak amacıyla buz dolu torbalar ile yüz bölgesine soğuk uygulaması yapılır. Operasyondan sonra şişliğin inmesi için en az iki gün beklenir. İlk iki günden sonra şişlik azalmaya başlar. Yüzün işlemin ertesi günü yıkanmasında herhangi bir sakınca bulunmaz. Yüze yağ enjeksiyonu akabinde 4 ve 5’inci günden sonra masaj yapmak şişliklerin inme süresini kısaltır. Yüze yağ enjeksiyonu sonrası 5 gün boyunca koruyucu antibiyotik Yağ Enjeksiyonu İyileşme SüreciYüze yağ dokusu enjeksiyonu sonrası yüz bölgesinde genel bir şişlik ve ödem oluşacağı için yüzün net görüntüsünü bu haliyle değerlendirmek yanlış olur. Yüz şeklinin tam oturması için zamana ihtiyaç vardır. Yüz yağ enjeksiyonu her ne kadar basit bir işlem gibi görünse de neticede cerrahi bir işlemdir. Operasyon sonrası dikkat edilmeli ve dinlenilmelidir. Zaten yüzdeki şişlik ve ödem ameliyattan sonraki günlerde hızlı bir şekilde Yağ Enjeksiyonu KalıcılıkYüze enjekte edilen yağların o bölgede kalıcı olması orada yağ hücrelerinin ne kadarının yaşayacağına bağlı olarak değişir. Eskiden yüze yağ enjeksiyonu sırasında yağ hücreleri kök hücrelerine ayrıştırılmadan uygulanıyordu; ancak 6 ay sonra kalıcılık azalıyordu. Bu nedenle 6-8 ayda bir işlemi yenilemek gerekiyordu. Yağ hücrelerine yine yağ hücrelerinden elde edilen kök hücreler eklendiğinde ise sonuçlar daha kalıcı olur. Kök hücre uygulaması ile yıllarca sorunsuz bir yağ kullanımı yağ enjeksiyonu fiyatları hastanın yaşına, yağ dokusunun enjekte edileceği bölgeye ve hastanın yağ dokusunun kalitesi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değiştiği için fiyat ön görüşmeden sonra belli olacaktır. Çene Dolgusu Nedir? Çene Dolgusu, çenede meydana gelen bozukluğun giderilebilmesi için kadınlar ve erkekler tarafından sıklıkla yapılır. Çene estetiğinde çığır açan ve oldukça yüz şekliyle uyumlu olan medikal estetik uygulamasıdır. Yüz anatomisine göre uygunluğu göz önüne alınır ve estetik açıyı bozmadan uygulanmış olur. Yapılan uygulama sonrasında farkı hemen fark etme durumu mümkündür. İdeal çeneye sahip olabilmek ve yapısal bozukluğun giderilmesi için ameliyatsız bir şekilde yapılabilir. Ameliyat gerektirmeden yapıldığı için çene dolgusu rağbet gören medikal uygulamalarda yerini alır. Çenede ciddi sağlık problemleri olması durumunda ve ameliyat gerektiren bir durum söz konusu olmaması durumunda yapılır. Dikiş ve kesi gerektirmeden, çenenin düzelmesine, şekillenmesine, yaşlanmanın önüne geçerek uygulanmış olur. Çene Dolgusu Neden Uygulanır? Çenenin yapısal bozukluk genetik ve çevresel faktörlere bağlı olacak şekilde ortaya çıkabilir. Özellikle çevresel faktörlerden kaynaklı olarak karşımıza çıkma durumu oldukça yüksektir. Alınan darbeler, kazalar veya yüz ile uyumsuzluğu ortaya çıkmasıyla birlikte estetik operasyonla sorun giderilmiş olur. Jawline dolgu; ülkemizde ve dünyada sıklıkla tercih edilen estetik uygulamasıdır. Birçok sorunun giderilmesinde rol aldığı için uzman hekimler tarafında yapılır. Yüzdeki estetik bozukluklar; çene hattında sarkmalar, çene ucunun normaline göre geride olması veyahut geniş olması, düz veya sivri çene ucu, belirsiz çene ve çenedeki gamzelerin çok fazla derinde olması durumunda çene dolgusu yapılmış olur. Çene Dolgusunun Avantajları Nelerdir? Ekonomik açıdan büyük değere sahip, acısız ve kısa süre içinde yapılan estetik uygulamasıdır. Çenede meydana gelen birçok problemin giderilerek, düzeltilmesi sağlanır. Ameliyat gerektirmediği için çenede kesi veya yara izi oluşmaz. İnce uçlu iğnelerle birlikte yapılan işlem olduğundan dolayı büyük avantajları beraberinde getirir. Cerrahi işleme ihtiyaç duyulması için uzun süreli anestezilere ihtiyaç duyulmaz. Böylelikle iyileşme sürecinin de kısa sürdüğünü anlayabiliriz. Yüzdeki simetrik sorunlar giderilir ve daha iyi görüntünün ortaya çıkması hedeflenir. Yüz anatomisine uyumlu olan çene görüntünün, ideal çene olmasıyla birlikte genç görünmeyi elde eder. İşlem yapıldıktan sonra çok hafif şekilde komplikasyonlar görülür. İşlem süresi 15 dakika kadar sürdüğünden dolayı, uygulama sonrasında hasta; sosyal yaşantısına kaldığı yerden devam edebilir. Çene Dolgusuna Neden İhtiyaç Duyarız? Yüz bölgesinde göze hitap eden problemler, kişiyi rahatsız eder ve bu durum öz güven kaybının yaşanmasına neden olur. Öz güven kaybını ortadan kaldırmak ve daha estetik görüntüler elde edebilmek adına Jawline dolgu yapılır. İyi bir çene yapısına sahip olmak, yüz hatlarının doğru ve belirgin bir şekilde görünmesine yardımcı olmak anlamına gelir. Bu yüzden Jawline dolguya ihtiyaç duyulur. Yapılan işlemle beraber sorunlar kısa süre içinde giderilir. Ayrıca yaşlanmanın da önüne geçerek daha genç görüntünün ortaya çıkması sağlanır. Çene Dolgusu ile Hangi Estetik Sorunlar Tedavi Edilir? Çene sorunları birden fazla şekilde karşımıza çıkabilir. Çene hattının belirginleştirilmesi ve daha genç bir yüze sahip olmak içinde uygulanmış olur. Çenedeki sarkık sorunları; erkekleri ve kadınları olduğundan yaşlı gösterebiliyor. Bundan kaynaklı olarak profil görüntünün daha hoş olmasını hedefleyenler için en ideal tercih arasında yerini alır. Çene dolgusu, çene ucunun sivri olması, geride olması, geniş olması veya asimetrik problemlerin ortaya çıkmasında yapılabilir. Bununla birlikte çene hattının kaybetmiş olduğu belirginliği geri kazanmak, sarkık sorunların önüne geçmek ve derin gamzeleri bulunan kişilerde hoş olmayan sorunlar giderilir. Estetik uzmanlar tarafından yapılan bu uygulamada kısa süre içinde tedavi gerçekleştirilir. Çene Dolgusu Ne Kadar Kalıcıdır? Sağlık merkezlerinde gerçekleştirilen estetik uygulamalarının süresi hakkında kesin bilgi verilemez. Çünkü burada çeneye yapılan dolgu uygulamasındaki malzemenin kalitesi değişim gösterebilir. Kaliteli dolgu malzemesi her zaman için uzun vadesini koruyabilecek duruma sahiptir. Kesin bilgi vermeden, ortalama bir değer vermek gerekirse; bunun 6-12 ay arasında olduğu bilinir. Hyalüronik asit vücudumuzda var olduğundan dolayı zamanla azalabiliyor. Fakat kullanılan yağ dolgusu ile birlikte bunun daha uzun olması da sağlanır. 2-3 yıl arasında kalıcılığını koruduğu için tercih edilme oranı oldukça yüksektir. Çene Dolgusu Geri Alınabilir mi? Dolgu malzemelerindeki hyalüronik asit, zaman içinde azalabilir ve yapılan dolgu uygulaması uzun vadeli, geçicidirler. Dolgu tekniklerin hepsi geri alınabilir özelliğe sahiptir. Bu nedenden dolayı güven verici, tedavi yöntemi arasında yer alır. Yapılan dolgu uygulamaların kalıcılık süresi 6-12 ay arasında değişim gösterir. Süreç tamamlandıktan sonra hyalüronik asit, vücut tarafından emilimi sağlanarak ortadan kaybolur. Fakat işlem yapıldıktan sonra yeni değişimi beğenmeyen hastaların talebi üzerine, dolgu geri alınabilir. Daha kısa süre içinde dolgu eritilir ve ortadan kaybolur. Dolgu eritme uygulaması, cilt altına enjekte edilmiş olan maddenin kaybolmasını sağlar. Ameliyat gerektirmeyen bir işlem olduğu için geri alma durumu oldukça kolaydır. Kesi veya yara izi de oluşmadan kısa süre içinde tamamlanır. Çene Dolgu Uygulama Süresi Ne Kadardır? Ameliyat gerektirmemesine rağmen tek seansla birlikte çene dolgusunun uygulanması mümkündür. Uzman hekim tarafından yapılan kontrollerle birlikte ihtiyaç ve sorunlar hakkında detaylı bilgiye sahip olunur. Yapılan uygulama yeterli olmadığı düşünülmesi sonucunda tekrardan ek enjeksiyon işleme ihtiyaç duyulur. Dolgu uygulamaları kısa süre içinde yapılır ve uzun vadelidir. Yaklaşık olarak 40 dakika arasında gerçekleştirilir. İlk 15-20 dakikası; anestezi uygulamasıyla geçerken diğer 15-20 dakikalık süreç; enjekte etmeyle geçer. Malzemenin kalitesine göre kalıcılığın kısa veya uzun sürdüğünü unutmamak gerekir. Çene Dolgu Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir? Dolgu uygulamasının doğru işlenebilmesi ve etkili sonuç alabilmek için bazı hususlarında göz önünde bulundurulması gerekir. İnce uçlu iğne ile yapılan işlem olduğu için şişlik ve morluk sorunları oluşabilir. Bunlar kısa süreli durumlar olduğu için korkulacak bir durum yoktur. Uzman hekimin tavsiye ettiği ilaçların düzenli olarak kullanılması gerekir. Kesinlikle; kan sulandırıcı ilaçlar kullanmamaya özen gösterilmeli. İşlem sonrasında dolgunun başarılı ve sağlık sonuç vermesi adına, yüze sıcak su değdirilmez. Duş alma, kimyasal ürün kullanma, yüz yıkama ve uzman hekimin önermediği kremleri kullanmaya ara verilmelidir. Yüze su değdirmeyi işlemden sonraki 3-4 saatlik süreçte yapmak uygun görülür. Böylelikle ödem ve hassasiyetin önüne geçerek, kısa süre içinde iyileşme sağlanmış olur. Çene Bölgesinde Gözlemlenen Şekil Bozuklukları Nelerdir? Bazen genetik faktörlerden kaynaklı olarak çenede bozukluk görülebilir. Fakat çevresel faktörlerden kaynaklı olarak bu durum oranda daha yüksektir. Alınan darbelerden kaynaklı olarak, yaşın ilerlemesi veyahut çevresel faktörlerin cildi tahriş etmesiyle birlikte problemler görülür. Ameliyat olmadan kısa süre içinde etkili sonuçlar almak isteyenler, estetik operasyonu geçirir. Çene bölgesinde rastlanan şekil bozukluğu, bazı durumlarda çene kilitlenmeye kadar ilerleyebiliyor. Üst çene ve alt çenenin birbirine bağlanmasında rol alan çene eklemi; zaman içinde bozulabiliyor. Bozulmaların giderilebilir olması ve kişinin öz güvenini arttırabilmeye yardımcı olmak için başvurulan tedavi yöntemlerinde çene dolgusu yerini alıyor. Çene Ucu Dolgusu Eridikten Sonra Çenede Herhangi Bir Problem Yaratır Mı? Dolgu uygulamasında kullanılan dolgu maddesi, normal şartlar altında vücudumuzda var olan ve nem oranını dengeleyen madde bilinir. Hyalüronik asit zamanla vücudumuzda azalış gösterir. Böyle durumlarda cilt elastik yapısını kaybettiğinden dolayı sarkık bir cilt ortay çıkar. Sarkık sorunu, kişinin daha yaşlı görünmesine ve bu sebepten dolayı öz güven kaybının yaşanmasına neden olur. Yapılan uygulama ile birlikte daha öz güvenli görünmeye ve genç görünmeyi sağlar. İşlem yapıldıktan sonra hasta işlemden memnun kalamayabilir. Bundan dolayı hasta isteği üzerine çene dolgusu işlemi geri alınabilir. İşlem geri alındıktan sonra kısa süre içinde dolgu maddesi erir. Eriyen dolgu maddesinin kişiye zarar vermesi veya daha sonrasında bir problem yaşatma durumu yoktur. Güvenle yapılabilir ve ardından geri alınabilir özelliği vardır. Çene Dolgusu Ağrılı mıdır ve İşlem Ne Kadar Sürmektedir? İşlem gerçekleştirilmeden önce hastaya anestezi uygulaması yapılır. Anestezi uygulaması ile birlikte işlemde hastanın acı çekme durumunun önüne geçer. Böylelikle daha kısa süre içinde işlemin gerçekleşmesini sağlarken, hastanın ağrılı işlemlerden geçmesini de önlemiş olur. Cilt altına enjekte edilecek olan dolgu maddesinden önce anestezi kremi mutlaka uygulanmalıdır. Anestezi kremi, işlemin yapılacağı bölgeye sürülür ve yaklaşık olarak 15-20 dakika beklenir. Bekleme sürecinde bölge uyuşmaya başlar. Uyuşma başladıktan sonra ince uçlu iğne yardımıyla dolgu maddesi enjekte edilir. Enjekte süresi de 15-20 dakika arasında değişim gösterebiliyor. Jawline Dolgu ile Genç Bir Yüz Elde Edilir mi? Özellikle yaşın ilerlemesiyle birlikte ciltte sarkık sorunları ortaya çıkar. Sarkık cilt her zaman için yaşlı görünmeye sebebiyet verir. Yaşlılık görüntüsünden kaynaklı olarak kişi kendini değersiz hissetmeye başlar ve öz güven kaybı yaşar. Estetik uygulamalarında yapılan Jawline dolgu ile birlikte bu sorun çözüme kavuşturulur. Kullanılan dolgu malzemesi ile birlikte sarkık sorunları giderilerek daha taze bir cilt ortaya çıkar. Böylelikle daha genç bir yüzün ortaya çıktığını ve sarkık sorunlarının giderildiğinin farkına varmak pek de geç olmayacaktır. Çene Dolgusu için Kaç CC Dolgu Kullanılması Gerekir? Muayene ve değerlendirme yapmadan önce dolgu uygulamaları hakkında kesin bilgi verme durumu yoktur. Çünkü burada hastanın sorunları ve istekleri değişim gösterebilir. Bu yüzden kullanılacak olan dolgu miktarı da değişime uğrayan bir konudur. İşlem öncesinde yapılacak olan ön muayene ile birlikte daha fazla bilgiye sahip olunur. Uzman hekimin yaptığı değerlendirme sonucunda kullanılacak dolgu miktarı kesinleştirilir. Kesinleşen dolgu miktarı, aynı zamanda fiyatın belirlenmesini de sağlayan bir diğer konu arasında yer alır. Çene Dolgusu Yaptıranlar Çoğu kişi, yüz hatlarında meydana gelen problemlerin giderilebilir olması için estetik uygulamalarına başvurur. Estetik uygulamaları günlük yaşamda sıklıkla karşılaştığımız ve etkili yöntemlerdir. Yapılacak uygulama, problemlere göre değişim gösterir. Diğer bir deyişle de Jawline dolgu olarak bilinir. Çene hatlarının daha belirgin ve sivri görünmesini sağlar. İşlem süre gün içinde, ortalama bir saatlik süreç sonunda tamamlanabiliyor. Ardından kişi sosyal yaşantısına kaldığı yerden devam edebiliyor. Geri alınabilir özelliği olduğu için, kişinin isteği üzerine işlem geri alınır. Dolgu eritilerek, çok kısa süre içinde ortadan kalkar. Çene Dolgusu Fiyatları 2022 Dolgu uygulamaları, hastanın sorunlarına cevap verecek miktarda belirlenir. Kullanılan dolgu miktarı fiyatın kesinleştirilmesini sağlar. Yani burada çene dolgusu uygulaması hakkında kesin fiyat bilgisi vermek mümkün değildir. İşlem öncesinde, sağlık merkeziyle iletişime geçerek, detaylı bilgi alınır. Yapılan muayene ile birlikte çene problemi değerlendirmesi yapılarak, uygulama hakkında daha fazla bilgiye sahip olunur. Bu sayede dolgu uygulaması fiyatlandırması güncel ve kesin bir şekilde tarafınıza iletilmiş olur. Alınan fiyat bilgisinden sonra, işleme karar verilebilir. Çene Dolgusu Fiyatları 2022 hakkında bilgi almak için bizlere hemen ulaşabilirsiniz. Yüz PRPYüz, yaşlanma etkilerinin en fazla görüldüğü ve tedavi amacıyla başvuran hastaların en çok şikâyet ettikleri bölgedir. PRP ile yüz gençleştirme uygulaması, cildi kendi hücreleriyle yenileyerek cildin yaşamsal işlevlerini destekler. Yüz PRP, cilt onarımında hızlı ve mükemmel sonuçlar alınmasına yardımcı olan ve gidererek yaygınlaşan bir tedavi yöntemidir. Estetik uzmanlarının cerrahi operasyonlarından sonra da cilde yeniden canlılık kazandırmak için tercih edilen bir uygulamadır. Kişinin kendisinden alınan kan ile sağlanan bir teknik olduğu için alerjik etkisi olmayan güvenilir bir Nedir?PRP kısaltmasının İngilizce açılımı Platelet Rich Plasma-Platelet, yani trombosit hücreleri yönünden zenginleştirilmiş kan plazmasıdır. Ciltte bir hasar oluştuğunda, cildi tamir etmek için pıhtı hücreleri devreye girer ve büyüme faktörleri olarak adlandırılan maddeleri salgılamaya başlar, böylece cildin tedavi edilme sürecini başlatmış olur. Ayrıca hedef dokuya kök hücrelerini çekerler. Bu sebepten cilde trombosit hücreleri yönünden zengin PRP tedavisi uygulandığında ciltte onarılma ve yenilenme süreci hızlandırılmış Uygulaması Kişinin kendi kanından 8- 20 cc arasında değişen miktarlarda kan alınır ve özel tüplere konulur. Özel tüpler yüksek hızda dönen santrifüj cihazına yerleştirilir. Pıhtı hücrelerinden zengin plazma elde edebilmek için dönme hızı ve tüplerin özel olması önemlidir. İşlem sonunda bir milyona yakın pıhtı hücresi içeren plazma elde edilebilir. PRP yüz uygulaması, elde edilen plazmanın sorunlu yüz bölgesine enjekte edilmesi ve bu bölgedeki yenileme faaliyetlerinin yeniden başlatılması demektir. Estetik amaçlı yapılan bir işlem olsa da PRP cilt uygulamasının, tıbbi bir işlem olduğu dikkate alınmalı mutlaka bu konuda tecrübeli ve uzman hekimler tarafından işlem yapılmalıdır. Dikkate alınması gereken bu konu, uygulamanın başarılı olmasında ve risk oluşturabilecek durumların belirlenmesinde oldukça Ne İşe Yarar ve PRP Faydaları Nelerdir?PRP işlemi, ilerleyen yaşa bağlı olarak oluşan deformasyon, İnce ve derin çizgiler, kırışıklar, cilt sarkması, yara izi, sivilce izleri, cilt çatlakları, cilt lekeleri, kuruluk, matlık, kolajen ve elastin kaybı ve yaşlanma gibi problemlerin ortadan kaldırılmasında kullanılan etkin trombosit plazma tedavisidir. PRP yöntemi ile elde edilen serumdaki trombosit oranı kandaki trombosit oranından 2 ila 4 kat daha fazladır. Bu sebeple cilt onarımı daha kolay olur. Hem kadın hem de erkeklerde uygulanan PRP yüz gençleştirme tedavisi, daha sağlıklı bir cilt için kişilerin tercihleri arasında yer almaktadır. Yüz ve boyun, güneşle temasının fazla olması sebebiyle lekelerin en çok görüldüğü cilt bölgesidir. PRP leke tedavisi ile 15 günlük aralıklarla 3-5 seans uygulanarak lekelerde azalma sağlamak amaçlanır. Mezoterapi, dermaterapi, maske ve lokal enjeksiyon PRP uygulamasının farklı Yüz Tedavisi Etkisini Ne Zaman Gösterir?Kliniğimizde son teknolojik yöntemlerle uygulanan PRP yüz tedavisi, ilk seanstan itibaren etkisini göstermektedir. Cilt daha parlak esnek ve canlı bir görünüme kavuşur. 3 veya 4 uygulamanın ardından PRP yüz tedavisinin olumlu etkileri belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Yüz için PRP, her 10-12 ayda bir tekrarlanarak, doku onarımı ve yenilenme etkisinin daha kalıcı ve uzun olması sağlanır. Bazen PRP ve mezoterapi sonrası yapılan iğnelere bağlı küçük kızarıklık ve morluklar oluşabilir. İşlemden sonra K vitaminli kremler kullanmak ve buz tutmak yan etkiyi hafifletmede etkili sonrasında kişi normal hayatına devam ve sosyal hayatını etkileyecek bir görüntü oluşmaz. Genel anestezi gerektiren bir işlem olmadığı için buna bağlı riskler söz konusu değildir. Hazırlıklı olun, yakında operasyonlarımızı evde yapabiliriz! Çünkü evde kullanıma uygun profesyonel etkide ürünler piyasaya sürülmeye başlandı bile... Dünya ile eş zamanlı olarak ülkemizde de gelişen birtakım trendler, bazı profesyonel ürünleri evde uygulamaya olanak tanıyor. ıleri teknoloji ile üretilen büyüme faktörleri, kök hücre ekstreleri ve biyomimetik peptidler, bildiğimiz dermokozmetiklerden çok farklı çalışıyor. Diğer aktif maddeler genel olarak cilt altında eksilen bazı yapı taşlarının azalmasını engellemeye ya da onları yerine koymaya çalışırken, bu ürünler bambaşka bir metotla cilde etki ediyor. Cilt altında yeniden yapılanmayı sağlayan yeni formüller, diğer ürünlerdeki destek ve koruma özelliklerini içermesinin yanı sıra cilt altında yeni hücrelerin ve yapı taşlarının oluşmasını da sağlıyor. Üstelik bu ürünlerin etki alanı sadece anti-aging’le sınırlı değil. Birçok kişinin çaresiz kaldığı göz altı morlukları, saç dökülmesi ve cilt çatlaklarında da etkin sonuçlar elde CİLT ALTINA ULAŞIYORÜzerinde mikro düzeyde 192 iğne bulunan küçük silindirik bir alet olan dermarol’ler, kişisel uygulama kolaylığı ve etkinliği sayesinde dermokozmetik sektörde büyük rağbet göreceğe benziyor. Özel olarak hazırlanmış bu mikro iğneler deri üzerinde mikro kanallar açarak cilde uygulanan preparatların cilt altına 200 kattan fazla geçmesini sağlıyor. Uygulamanın ardından 10 dakika içinde kapanan bu mikro kanallar aynı zamanda cilt altında bir iyileşme mekanizması oluşturarak vücudun kendi yapıtaşlarının yeniden oluşumunu hızlandırıyor. Kış aylarında ellere ekstra bakım şartCildimiz hem bedenimizin en büyük organı hem de dış dünyanın güneş ışınları, bakteriler ve diğer olumsuz etkilerine karşı en büyük koruyucumuz... Cildimiz ölü deri hücreleri, ter ve yağ ile kendine bir koruyucu film tabakası oluşturuyor. Ancak ellerimizi her yıkadığımızda bu doğal filmi yeniden oluşturması gerekiyor. Özellikle elin üst yüzeyinin ince deri tabakası strese girdiğinden yoğun olarak bakıma gereksinim yüzden güzellik uzmanları el cildinin en azından haftada bir kez el maskesiyle onarılması gerektiğini ötesinde bir parfüm“Eau Mega”, akademi yıllarında tanışıp bir daha ayrılmayan, sonrasında isimlerinin ilk harflerinden oluşturdukları markalarıyla dünyada kabul gören Hollandalı modacıların üçüncü parfümü... Koku, adını Yunan alfabesinin Omega’sından alıyor. Sıra dışı tazeliğiyle yeşil çiçeksi bir kokusu var. Parfümün yaratıcıları ise daha önce “Flowerbomb”da yine bu ikiliyle çalışmış olan Oliver Polge ve Carlos Benaim. Kokunun notalarına gelince; armut, limon, menekşe, fesleğen ve yaseminden oluşuyor. Bence mutlaka koklanmalı...Kelebek gibi renkli olmayın!Yüzünüzde kullandığınız her fazladan renk, güzellik günahlarından biri kabul ediliyor! Bu yüzden makyaj yaparken tipinize en uygun renkleri seçmenizde fayda var. Örneğin, koyu bir makyaj yüzünüzde fazlasıyla sanatsal bir görünüm yaratacaktır. Çünkü boyun ve dekolte bölgesi koyu renkler yüzünden çok açık kalacak ve dikkatleri o yöne çekecektir. Kullandığınız allığın da yanaklarınızı fazlasıyla al al yapmamasına dikkat edin. Aşırı kırmızı dudaklar, mavi farla bir araya geldiğinde artık söylenecek söz yok demektir! Ve lütfen, kaşlarınızın tamamını alıp yeniden kaş çizgisi çekmeyin. Çünkü gerçekten çok demode bir görünüm...Geçen haftanın kazananlarıZeynep CanElif SayınYıldız GönüllüNursel PolatNilüfer MencikNil AlverSüheyla ılgün BiltekinOktay KılıçŞükran YılmazNaciye LiogaNatalia Vodianova cK’in vazgeçilmez ismiRusya’nın dünyaya sunduğu en güzel modellerden biri olan Natalia Vodianova, Nischni Nowgorod’lu fakir bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Anne-babası o henüz çok küçükken boşandı. Annesi ve iki kız kardeşiyle birlikte zorlu bir yaşama başlayan Natalia, annesinin çocukları için yaptığı fedakarlıkları asla unutmadı. Kendisi de iyi bir anne olmak için elinden geleni yapan model şu an eşi ve üç çocuğuyla birlikte mutlu bir yaşam sürüyor. Hayatının dönüm noktasına gelince... Vodianova’nın yaşamını değiştiren kent, 17 yaşında gittiği Paris oldu. Orada modelliğe başladı. ışte onun ağzından kariyer öyküsü “Modellik kariyerim ilk iki yıl durgundu. Ajansım, ortalamaya göre beni biraz kısa buluyor ve yeterince zayıf olmadığımı düşünüyordu. Ama 19 yaşında ilk oğlum Lucas’ın doğumuyla birlikte kilo verdim. Sanırım hamileliğin bedenime uyguladığı baskıyla tasarımcıların istediği vücut ölçülerine kavuştum.” ARTIK GELECEK KAYGIM YOK’Sokakta keşfedilmesiyle birlikte değişen hayatı, kendisinden 14 yaş büyük zengin işadamı Justin Portman’la yaptığı evlilikle bir masala dönüştü. Moda şovlarının ilk modeli olarak podyumlarda yürümeye başlaması ile birlikte kariyerinde hızlı bir çıkış saçı gibiZerrin Özer kısa bir süre önce fazla kilolarından arınmış bir halde yeniden aramıza döndü. Zayıflayınca giyim tarzını da baştan aşağı değiştirdi. Daha dar ve hatlarını ortaya çıkaran kıyafetler tercih etmesi çok doğal. Muhtemelen gardırobundaki tüm eskilerinden de kurtulmuştur. Özer, giyim tarzıyla birlikte saç ve makyaj tarzını da kökünden değiştirdi. Düz saç modeli ve sade makyajıyla görmeye alıştığımız Özer gitmiş yerine bambaşka biri gelmiş. Bu fotoğrafa rastlayınca arkadaşının düğünü için sıradan bir kuaförde fön çektirmiş bir kadın canlandı gözümde. Ben eski Zerrin Özer imajını geri yer eden seksi kokuEuphoria parfümünü farklı bir şekilde uygulaya-bileceğiniz yepyeni ve heyecan verici bir ürün piyasaya sürüldü Euphoria Jel... Bu parfüm, duyularınıza hitap eden, hassas bölgelerinizde de rahatlıkla uygulayabileceğiniz saf parfüm etkisinde... ışte size bir de sürpriz “Euphoria gizeminin yeni yorumu için kendi sloganınızı kendiniz seçin!”e katılın, 22 Kasım’a kadar adresine sloganınızla adınızı, soyadınızı ve adresinizi gönderin, en iyi 10 slogandan biri seçilin ve cK Euphoria EDT kazanın. Blog’umu takip edenler sorunun cevabını bilir, etmeyenler için konu tekrarıyla başlayalım. Neydi yüz estetiğinin 3 temel prensibi?Bütünsellik, bireysellik ve birisi olmadan diğerleri anlamsızdır. Yüz estetiğindeki tüm uygulamalar bu 3 temel ilke ile uyumlu olmalıdır. Bu yazıda “bilimsellik” ilkesine estetiğinde bizim uygulayacağımız sizin de uygulatacağınız tüm tedavilerin “bilimsel” olması “X” tedavi yöntemi keşfedildikten sonra hemen internette pazarlanıp hastalara uygulanmaya başlanamaz, başlanamamalı. Siz bakmayın güzel vatanımızda böyle olduğuna, standartlarınız uluslararası düzeyde tedavinin insanlarda uygun olup olmadığını öncelikle bir bilimsel ve etik kurul inceler. Bu kurullar üniversiteler, sağlık bakanlığı, FDA vb. kuruluşların bünyesinde oluşturulur. Modern çağda bu bir çalışma dizayn edersiniz, bu çalışmaya dahil olan hastalar bu tedavi yönteminin henüz “deneysel” olduğu konusunda bilgilendirilirler. Sonra deneyler başlar, bilimsel yöntemler ile veri toplanır. Bu verilerin objektif olması yani, bireysel beğeni ve kanaatlere değil ölçüme dayalı olması şarttır. Plastik cerrahide bu veriler standardize fotoğraflardan, 3 boyutlu modellemelerden, radyolojik tetkiklerden ve diğer çeşitli araçlardan elde edilebilir. Çalışmanın bitiminde veriler istatistiksel olarak analiz edilir ve sonucun istatistiksel açıdan anlamlı olup olmadığı belirlenir. Klinik olarak gözlemlenebilen farklar çoğu zaman istatistiksel olarak da desteklenirken, sadece istatistiksel minör farklar bazen klinikte bir anlam ifade etmez. Sonra yaptığınız çalışmayı bilimsel kongrelerde sunar ve bilimsel camianın saygın dergilerine yayınlanması için gönderirsiniz. Bu dergilerde 5-6 farklı hakem yazınızı bilimsellik, etik, bilgi birikimine katkı, özgünlük gibi açılardan inceler ve 1 tanesi bile reddederse yazı bilimsel makale olarak yayınlanmaz. Saygın bilimsel dergiler kendilerine gelen yazıların kabaca %10 kadarını yayınlar, diğerlerini ise olarak yayınlanmamış her şey “hikayeden” ibarettir. Bilimsel olarak yayınlanmış her şey de ilerleyen zamanlarda eleştiriye, çürütülmeye kök hücre meselesine…Kök hücre vücuttaki diğer hücre tiplerine dönüşme becerisine sahip olan bir hücre tipidir. Tıbbi olarak kullanımı kanun dışı olan embriyojenik kök hücreler ve tıbbi araştırma safhasında olan mezenkimal kök hücreler olarak iki temel grupta toplayabiliriz. Kök hücreler mesela laboratuar ortamında, kemik, kıkırdak, yağ dokusu, bağ dokusu, damar dokusu gibi çeşitli doku tiplerine dönüşebilir ve hasarlı dokuların tamirine yardım edebilir. Biz klinikte kök hücreleri en sık olarak yağ dokusundan elde ediyoruz. Yağ dokusu liposuction ile alınıyor, özel bir dizi işlemden geçiriliyor ve doku içerisindeki kök hücreler ayrıştırılabiliyor. Hatta bu hücrelerin sayısı kültür ortamında çoğaltılarak arttırılabiliyor. Sonra bu hücreler çeşitli deneysel ve klinik çalışmalarda için önem arz eden kısmı en baştan netleştirelim Yağı aldık, Birkaç bin dolar harcayarak yağın içerisindeki kök hücreleri izole ettik ve hatta hücreleri kültürde çoğalttık, Sonra bu hücreleri taşıyan sıvıyı enjektöre çektik, Sonra yüzünüze enjekte ettik… İşlemin özeti bu. Buraya kadar herşey sonrasında ne oluyor burası bulanık. Bu hücreler hangi şartlarda yüzünüzdeki hangi hücre tipine dönüşecekler, nasıl bir klinik etki olacak, dışarıdan bakılınca gözle görülür bir fark oluşacak mı? Daha genç görünecek misiniz? Ne kadar kök hücre ile ve ne kadarlık bir maliyet ile ortalama ne kadar genç görünebilirsiniz? Görsel bir etki elde edilebildiyse bu kalıcı mıdır? Geçici midir? Tekrarlanmalı mıdır? Nanofat / İzole kök hücre / Kültürde çoğaltılmış kök hücre/ Kök hücreden zenginleştirilmiş yağ greftleri ile elde edebildiğimiz sonuçlar arasında klinik olarak gözlemlenebilen bir fark var mı? Kök hücre uygulamaları yaşlanma sürecini yavaşlatır mı? Geri döndürebilir mi?Bu sorular henüz cevapsız. konu öyle bir medyatize ediliyor ki, hastaların hayal gücü elektrikleniyor. Hele bir de birkaç ünlü kişinin adıyla spekülasyon yapılıysa Zannediyorlar ki çok ileri bir teknoloji, hücreler alınacak, verilecek ve o hücreler sihirli bir biçimde cildi yenileyecek, yaşlanma yavaşlayacak, yüz gençleşecek. Durum böyle gözlemleyebildiğimiz kadarıyla yağ dokusundan elde ettiğimiz kök hücreler, uygulama sonrası 1 yıl içerisinde cilt yüzeyinde “hafif bir kalite artışı” oluşturuyorlar. Cilt yapısında, bağ doku organizasyonunda, pigmentasyonda, yüzeydeki güneş hasarında düzelme oluyor. Bu etkiyi ilk olarak yüze yağ doku transferi yaptığımız hastaların uzun dönem takiplerinde fark ettik. Hastaların yüzünde sadece yağ dokunun transferi ile açıklanamayan bir “deri kalitesinde artış” oluyordu. Sonradan doku seviyesindeki bu iyileşme yağ doku içerisindeki kök hücrelerin varlığı ile acaba yağ doku içerisindeki kök hücre oranı arttırılırsa klinik olarak gözlemlediğimiz etkide bir artış olur mu sorusu ortaya çıktı. Yüz gençleştirme uygulamaları açısından bu sorunun güncel cevabı hayır. Yani birkaç bin dolarlık ek maliyet gerektiren kök hücre izolasyon/zenginleştirme işlemlerinin klinikte gözlemlenebilen bir ek faydası yok. Deneysel çalışmalarda kök hücreden zenginleştirilmiş yağ doku transferlerinde, yağ doku sağ kalım oranının yükseldiği yönünde bilimsel kanıtlar mevcut. Bir yağ doku transferi işleminde verilen yağın %20-30 kadarı kurtuluyorsa, kök hücreden zenginleştirme bu oranı %5-10 kadar literatüre bakıldığında yağ doku olmaksızın tek başına izole kök hücre uygulamasının insan yüzünde gözle görülen bir gençleştirici etkisi olduğunu gösteren hiçbir klinik çalışma var. İnsanda hücre konusunda bir diğer sapkınlık da özünde kök hücre ile hiçbir alakası olmayan işlemleri “kök hücre popülarite dalgası” altında yutturmak. Bunun en sık örneği PRP uygulamasının “kök hücre” diye pazarlanmasıdır. PRP içerisinde kanınızda bulunan pıhtılaşma hücreleri platelet mevcuttur ve bunlar kök hücre diğeri “kök hücre kremleri” bir şarlatanlık. Herhangi bir canlı hücrenin krem yoluyla deri bariyerini geçip vücutta etkin olabilmesi mümkün değildir. İnsanın yaradılışı ile bağdaşmaz. Kremin yemek masanızı delip, yere düşmesi ne kadar imkansız ise bu da o kadar kozmetik amaçlı kişiselleştirilmiş hücre tedavisi olarak FDA tarafından onaylanmış tek tedavi yöntemi “fibroblast kültürü” uygulamasıdır. Bu uygulama bir hücresel tedavi olmakla birlikte bir kök hücre tedavisi değildir. Kulak arkasından deri alınır, bu derideki fibroblast hücreleri ayrıştırılır, 3 ay kültürde çoğaltılır ve yüze enjekte edilir. Etkilidir ama çok pahalıdır. Etki/Fiyat oranı düşük bir hücre izolasyonunu sadece çok özel donanıma sahip fütürist doktorların yaptığı bir bilim kurgu uygulaması gibi plastik cerrah liposuction ile insan vücudundan 100 ml yağ alabilir. Bu yağı bir şirkete veriyorsunuz, size enjektörde kök hücreleri geri veriyorlar, alıp enjekte edeceksiniz bu kadar da basit. Herhangi bir yatırım veya masraf gerektirmiyor. Tüm masraflar hasta tarafından karşılanıyor. Hastanızın sınırsız kaynakları varsa, çok düşünmenize gerek eğer hastanız bu işlem için çok değerli zamanını, emeğini harcayarak biriktirdiği kaynakları kullanacaksa, fiyat/fayda oranını hastanızın lehine düşünmek kendi klinik pratiğimde, kök hücre etkisi istediğim durumlarda “nanofat” işlemini tercih işleminde yağ dokuyu alıp bir filtreden geçiriyorsunuz, bu filtre yağ hücrelerinin %95’ini öldürüyor. Kök hücreler filtrasyona dayanıklı olduğu için kurtuluyor. Sonra bu filtre edilmiş yağı çok ince iğne veya kanüllerle deri/deri altı dokuya uygulayabiliyorsunuz. Yağ hücreleri zaten ölü olduğu için vücut bunları 4-6 hafta içerisinde tamamen temizliyor. Kök hücrelerin, parçalanmış yağ hücrelerinin enkazı arasında “dokuda hasar var” sinyali alıp, rejeneratif potansiyel kazandığı yönünde henüz ispatlanmamış teoriler var. Nanofat uygulamasında kök hücre izolasyonunu laboratuar değil vücudumuz yapıyor. İşlem 5-10 kat daha ucuz. Klinik etki neredeyse uygulamasını, derinin yaralanmaya bağlı hasarlı olduğu durumlarda, ağız ve göz çevresindeki yüzeysel kırışıklıkların tedavisinde, yaşlanmaya bağlı hacim kaybını yavaşlatmak amacıyla var, mucize hücre tedavilerindeki güncel durum konusunda daha detaylı bilgi almak için benimle iletişime geçebilirsiniz. Eğer İngilizceniz yeterli ise Google’da kamuya açık erişimli şu makaleye de göz Role of Stem Cells in Aesthetic Surgery Fact or Fiction? Plastic and Reconstructive Surgery, Ağustos 2014, Adrian Mc Ardle Stanford Üniversitesi, ABDSevgiyle kalın, Güzel kalın

yüze kök hücre uygulaması yaptıranlar