yunus emre yi anlatan yazı
Site De Rencontre Qui Passe A La Tele. YUNUS EMRE'NİN TASVİR EDİLDİĞİ EL DOKUMASI KİLİMİN YAPIMINDA ROL ALAN USTA ÖĞRETİCİ NİGAR CENGİZ “Yunus Emre’yi Bilir Misin?” sergisi, açılışından bu yana birçok ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, özellikle Yunus’u anlatan el işlemesi önsöz ve Yunus’u tasvir eden el yapımı kilim dokuması, yapım sürecinin detaylarıyla dikkat çekiyor. Açılış kurdelesi Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından kesilen ve Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü’nün hazırladığı “Yunus Emre’yi Bilir Misin?” sergisinde sergilenen eserler göz dolduruyor. Yunus Emre ve Türkçe Yılı dolayısıyla hazırlanan serginin girişinde yer alan, her harfi elde işlenmiş ve Yunus Emre’yi anlatan önsöz ile elde dokunarak üç ayda tamamlanan ve Yunus Emre’nin Tapduk Emre dergâhına girişini anlatan kilim ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Sergide yer alan önsöz ve Yunus Emre kiliminin yapımında rol alan Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Usta Öğreticileri, dönemin izlerini taşıyan eserlerinin yapım süreçlerinden ve özelliklerinden bahsetti. “Dönemi yaşatmaya çalıştık” Yunus Emre’nin tasvirini içeren ve üç farklı dokuma tekniği kullanılarak hazırlanan el emeği kilimde emeği geçen Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü’nün 8 yıllık Usta Öğreticisi Nigar Cengiz, eserin yapım süreçlerini anlattı. Yunus Emre’nin her zaman düzgün olmasına dikkat ettiği asasını bile aslına uygun olarak işlemekte özen gösterdiklerini belirten Cengiz, “Dönemi yaşatmaya çalıştık. Objeleri orijinal çalışmalarla desteklemeye çalıştık. Yunus Emre kilimimizi iki arkadaş emek vererek 3 aylık bir sürede çıkardık. Yirmiden fazla renk tonu ve iplik kullandık. Düz, cicim ve halı düğümü olmak üzere üç ayrı dokuma tekniği kullandık. Kilimde Yunus Emre’nin Tapduk Emre dergâhına girişini anlatmaya ve onu yakalamaya çalıştık. Bulutların içinden çıkıyormuş gibi bir görünüm de vermeye çalıştık ve istediğimiz görüntü de oldu. Vurgulayıcı renkler kullanmaya çalıştık. Geleneksel renkler üzerinde durduk. Sayın Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’un buraya teşrifleri bizi çok mutlu etti. Sergimizi çok beğendiğini ifade etmiş. Ziyaretinin ikinci gününde tekrar sergimizi ziyaret etmiş. Hepimiz çok büyük bir onur duyduk bundan. Kendisine ve Genel Müdürümüz Yusuf Büyük’e çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. “İğneyi bir kalem, kumaşı da kâğıt gibi düşünerek sabır, inanç ve sevgiyle işledim” Serginin girişinde yer alan ve Yunus Emre’yi anlatan tamamı el işlemesi önsözü hazırlayan El Nakışları Usta Öğreticisi İnci Öz, büyük bir emek ile uzun saatler üzerinde çalıştığı eser hakkında konuştu. Eserinin gelecek nesillere de aktarılabilecek şekilde hazırlandığından dolayı mutlu olduğuna değinen Öz, “Bu yıl Yunus Emre yılı, böyle bir sergi düzenlenecekti. Yunus Emre’yi anlatan bu kadar el emeği göz nuru içerisinde yine el emeği, Yunus Emre hakkında bir ön yazı tasarlandı. Bu yazımız 1500 harften oluşuyor. Bir saatte yalnızca 5 harfi işleyebiliyorsunuz. Sekiz saatte ancak 40 harf işlenebiliyor. Bu şekilde 1 ay gibi bir sürede tamamladım. Suzeni tekniği kullanıldı. Hem iğne hem de tığ ile çalıştık. Her bir harfi çıkarttığınızdaki yaşadığınız o mutluluk anlatılmaz yaşanır. Cümle değil de kelime kelime aynı ip üzerine getirmeye çalıştım. O şekilde düz oldu. İşlerken gelecek nesillere kalır diye bu düşünceyle işledim. İnşallah gelecek nesillere de örnek olur. İğneyi bir kalem, kumaşı da kâğıt gibi düşünerek gelecek nesillere de kalması amacıyla sabır, inanç ve sevgiyle işledim” diye konuştu. İlginizi Çekecek Haberler TakımlarPO 1 Trabzonspor 77 35 2 Fenerbahçe 68 35 3 Atiker Konyaspor 64 35 4 Başakşehir 60 35 5 Fatih Karagümrük 53 35 6 Adana Demirspor 52 35 7 Antalyaspor 52 35 8 Aytemiz Alanyaspor 52 34 9 Beşiktaş 51 34 10 Hatayspor 49 35 11 Kasımpaşa 47 35 12 Galatasaray 47 34 13 Sivasspor 45 34 14 Giresunspor 43 35 15 Kayserispor 43 34 16 Gaziantep FK 42 35 17 Altay İzmir 33 35 18 Çaykur Rizespor 30 34 19 Göztepe 28 34 20 Evkur Yeni Malatyaspor 20 34 Detaylı puan durumu için tıklayın TakımlarPO 1 MKE Ankaragücü 59 28 2 Ümraniyespor 55 28 3 Bandirmaspor 49 28 4 Istanbulspor 47 27 5 Eyüpspor 46 28 6 BB Erzurumspor 44 28 7 Samsunspor 42 27 8 Adanaspor 38 28 9 Manisa FK 37 28 10 Boluspor 35 27 11 Ankara Keçiörengücü 35 27 12 Menemenspor 35 28 13 Tuzlaspor 34 27 14 Gençlerbirliği 34 27 15 Kocaelispor 33 27 16 Altınordu 31 28 17 Denizlispor 30 27 18 Bursaspor 28 27 19 Balıkesirspor 11 27 Detaylı puan durumu için tıklayın TakımlarPO 1 Manchester City 70 29 2 Liverpool 69 29 3 Chelsea 59 28 4 Arsenal 54 28 5 Tottenham Hotspur 51 29 6 Manchester United 50 29 7 West Ham United 48 30 8 Wolverhampton Wanderers 46 30 9 Aston Villa 36 29 10 Leicester City 36 27 11 Southampton 35 29 12 Crystal Palace 34 29 13 Brighton & Hove Albion 33 29 14 Newcastle United 31 29 15 Brentford 30 30 16 Leeds United 29 30 17 Everton 25 27 18 Watford 22 29 19 Burnley 21 27 20 Norwich City 17 29 Detaylı puan durumu için tıklayın TakımlarPO Detaylı puan durumu için tıklayın
Bu yazımızda, önemli halk ozanlarımızdan Yunus Emre’nin şiirlerini ve sözlerini okuyabilirsiniz. Siz de sevdiğiniz Yunus Emre şiirlerini bizimle paylaşabilirsiniz. Yunus Emre, tasavvuf edebiyatının en büyük şairidir. Ahmet Yesevi ile başlayan Halk Tasavvuf şiiri, en üst seviyesine Yunus Emre’de ulaşmıştır. Yunus Emre’yi dünyanın büyük lirik şairleri arasına katan özelliği sufizme getirdiği, aşk ve coşku boyutu, içtenliğidir. Abdülbaki Gölpınarlı şöyle diyor “Yunus Emre, 1240’ta doğdu. Sarıköylü’dür. İyi bir tahsil gördüğü şiirlerinden anlaşılmaktadır. Medrese tahsilinden sonra tasavvuf yoluna girdi. Tabduk Emre’ye mürit oldu. Anadolu’nun birçok illerini, Suriye’yi ve Azerbaycan’ı dolaştı. 1320 yılında 82 yaşlarında iken vefat etti. Mezarı Sarıköy’dedir.” Yunus Emre’nin şiirlerinde en çok Yunus ismini kullandığı görülür. Ahmet Hamdi Tanpınar “Çok muhtemeldir ki Yunus bu adı seçmiştir, Yunus Peygamber’den etkilenerek” der. İster doğduğunda konulsun isterse kendisi sonradan benimsesin bazı beyitlerinde de söylediği gibi onun adı Yunus olmalıdır. “Yunus çağırurlar adum gün geçtikçe artar od’um İki cihanda maksudum bana seni gerek seni” Hemen bütün eski kaynaklar, Bektaşi Velayetnamesi, Nefahat ve Şakayık Tercümeleri, Aşık Çelebi Tezkiresi’nde ondan Yunus Emre bazen de Yunus Emrem, Emrem Yunus olarak söz ederler. Emre sıfatı da muhtemelen bu kelimenin “aşık, seven, dost, kardeş, şair” şeklindeki anlamlardan hareketle verilmiş olmalıdır. Menkıbeler ve şiirlerinden öğrendiğimize göre Yunus çağdaşı olan Mevlana Celaleddin Rumî, Hacı Bektaş Veli, Saltuk Baba, Barak Baba, Tapduk Emre ile görüşmüş ve Tapduk Emre’ye müritlik yapmıştır. Kimi yazarlar Yunus’un okuma yazma bilmediğini söylerler ama bu konu tartışmalıdır, bazı araştırmacılar da “Yunus ümmî değildir ama öyle bilinmek ve görünmek istemektedir” der. Yunus Emre’nin en önemli eseri Divanı’dır. Bu eserinde, aruz ölçüsüyle ve gazel şeklinde yazılmış şiirler de vardır. Fakat en güzel şiirleri hece ölçüsüyle, dörtlükler halinde söylemiş olduğu ilahilerdir. Bizzat Yunus’un kaleminden çıkmış olan, Risaletü’n-Nushiyye kısa mensur bölüm dışında mesnevi biçimiyle ve aruz ölçüsüyle yazılmış didaktik bir eserdir. Tasavvufi bir nasihatname olan, Risaletü’n-Nushiyye’nin sonunda kayıtlı olan beytiyle, yaşadığı tarihi çapa dair önemli ipucu vermektedir. “Söze tarih yidiyüz yidiyidi. Yunus canı bu yolda fidiyidi.” Bu beyit Yunus’un XIII. yüzyılın sonu ile XIV. yüzyılın başlarında yaşadığını göstermektedir. Bu dönem Anadolu Selçuklu Devleti’nin siyasi, ekonomik ve sosyal bakımlardan oldukça sıkıntılı dönemidir. Şiirlerinden çıkarılan yorumlara göre Yunus evlenmiştir. Biri kız diğeri oğlan iki çocuğu vardır. Menkıbelerden birisi ise iki defa evlendiğini İsmail adında bir oğlunun olduğunu belirtir. Şiirlerinde de buna ilişkin şöyle ifadeler vardır “Bundan dahi verdin bize oğl-u kız-u çift halal Ondan dahi geçti arzum benim âhım didar içün.” Yunus’la ilgili ilk çalışma Rıza Tevfik, daha sonra ise Köprülü bilimsel nitelikli ilk ve hala da önemini koruyan Türk Edebiyatı’nda İlk Mutasavvıflar kitabını yazmıştır. Sonrasında da Abdülbaki Gölpınarlı, Burhan Toprak gibi isimlerle Yunus’un hayatı büyük ölçüde aydınlanmıştır. “Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi Mal da yalan mülk de yalan, var biraz da sen oyalan” “Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil” “Ben gelmedim davi* için benim işim sevi için Dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldim” *Davi gönül kırmak, kavga “Gelin tanşık* olalım iş kolayın tutalım Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz” *Tanşık değerli, kıymetli “İlim, ilim bilmekdür, ilim kendin bilmekdür Sen kendüni bilmezsin yâ niçe okumakdur” “Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun Bizüm içün hayır-duâ kılanlara selâm olsun” “Şunlar ki çoktur malları, gör nice oldu halleri Sonucu bir gömlek giymiş, onun da yoktur yenleri” “Bir garib ölmiş diyeler Üç günden sonra duyalar Sovuk suyıla yuyalar Şöyle garib bencileyin” “Dolap niçin inilersin Derdim vardır inilerim Ben Mevla’ya aşık oldum Onun için inilerim Benim adım dertli dolap Suyum akar yalap yalap Böyle emreylemiş çalap Derdim vardır inilerim Yunus bunda gelen gülmez Kişi muradına ermez Bu fanide kimse kalmaz Derdim vardır inilerim” “Severim ben seni, candan içeri Yolum vardır bu erkandan içeri Beni bende demem, bende değilim Bir ben var bende, benden içeri” “Adımız miskindir bizim, düşmanımız kindir bizim Bir kimseye kin tutmayız, kamu alem birdir bize” “Taş gönülde ne biter dilinde agu düter Niçe yumışak söylese sözi savaşa benzer” “Ben yürürüm yane yane, aşk boyadı beni kane Ne akilem, ne divane, gel gör beni aşk n’eyledi? Gâh eserim yeller gibi, gâh tozarım yollar gibi Gâh akarım seller gibi, gel gör beni aşk n’eyledi?” “Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni” “Bir ne derttir ana derman bulunmaz Ya bu ne yaredir zahmı belirmez Yitürdüm Yusuf’um Ken’an elinde Yusuf’um bulundu, Ken’an bulunmaz” * Tasavvufta Yusuf, vahdet yani teklik; Kenan ise kesret yani çokluk demektir. “Geldi geçti ömrüm benim, şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle gelir, şol göz açıp yummuş gibi” “Başları ucunda hece taşları Ne söylerlerle ne haber verirler Dökülmüştür kirpikleri kaşları Ne söylerler ne bir haber verirler Karlı dağların başında Salkım salkım olan bulut Saçın çözüp benim için Yaşın yaşın ağlar mısın” Kaynak
Yunus Emre'yi tasvir eden kilimi üç ay boyunca ilmek ilmek dokudularİğneyi kalem, kumaşı kağıt gibi düşünerek günlerce Yunus Emre'yi işlediler Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü usta öğreticisi Nigar Cengiz "Dönemi yaşatmaya çalıştık" Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü usta öğreticisi İnci Öz "Yunus'u anlatan önsözü sabır, inanç ve sevgiyle işledim"ESKİŞEHİR - " Yunus Emre'yi Bilir Misin?" sergisi, açılışından bu yana birçok ziyaretçiye ev sahipliği yaparken, özellikle Yunus'u anlatan el işlemesi önsöz ve Yunus'u tasvir eden el yapımı kilim dokuması, yapım sürecinin detaylarıyla dikkat çekiyor. Açılış kurdelesi Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından kesilen ve Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nün hazırladığı " Yunus Emre'yi Bilir Misin?" sergisinde sergilenen eserler göz dolduruyor. Yunus Emre ve Türkçe yılı dolayısıyla hazırlanan serginin girişinde yer alan, her harfi elde işlenmiş ve Yunus Emre'yi anlatan önsöz ile elde dokunarak üç ayda tamamlanan ve Yunus Emre'nin Tapduk Emre dergahına girişini anlatan kilim ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Sergide yer alan önsöz ve Yunus Emre kiliminin yapımında rol alan Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü Usta Öğreticileri, dönemin izlerini taşıyan eserlerinin yapım süreçlerinden ve özelliklerinden bahsetti."Dönemi yaşatmaya çalıştık"Yunus Emre'nin tasvirini içeren ve üç farklı dokuma tekniği kullanılarak hazırlanan el emeği kilimde emeği geçen Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsü'nün 8 yıllık Usta Öğreticisi Nigar Cengiz, eserin yapım süreçlerini anlattı. Yunus Emre'nin her zaman düzgün olmasına dikkat ettiği asasını bile aslına uygun olarak işlemekte özen gösterdiklerini belirten Cengiz, "Dönemi yaşatmaya çalıştık. Objeleri orijinal çalışmalarla desteklemeye çalıştık. Yunus Emre kilimimizi iki arkadaş emek vererek 3 aylık bir sürede çıkardık. Yirmiden fazla renk tonu ve iplik kullandık. Düz, cicim ve halı düğümü olmak üzere üç ayrı dokuma tekniği kullandık. Kilimde Yunus Emre'nin Tapduk Emre dergahına girişini anlatmaya ve onu yakalamaya çalıştık. Bulutların içinden çıkıyormuş gibi bir görünüm de vermeye çalıştık ve istediğimiz görüntü de oldu. Vurgulayıcı renkler kullanmaya çalıştık. Geleneksel renkler üzerinde durduk. Sayın Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk'un buraya teşrifleri bizi çok mutlu etti. Sergimizi çok beğendiğini ifade etmiş. Ziyaretinin ikinci gününde tekrar sergimizi ziyaret etmiş. Hepimiz çok büyük bir onur duyduk bundan. Kendisine ve Genel Müdürümüz Yusuf Büyük'e çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı."İğneyi bir kalem, kumaşı da kağıt gibi düşünerek sabır, inanç ve sevgiyle işledim"Serginin girişinde yer alan ve Yunus Emre'yi anlatan tamamı el işlemesi önsözü hazırlayan El Nakışları Usta Öğreticisi İnci Öz, büyük bir emek ile uzun saatler üzerinde çalıştığı eser hakkında konuştu. Eserinin gelecek nesillere de aktarılabilecek şekilde hazırlandığından dolayı mutlu olduğuna değinen Öz, "Bu yıl Yunus Emre yılı, böyle bir sergi düzenlenecekti. Yunus Emre'yi anlatan bu kadar el emeği göz nuru içerisinde yine el emeği, Yunus Emre hakkında bir ön yazı tasarlandı. Bu yazımız 1500 harften oluşuyor. Bir saatte yalnızca 5 harfi işleyebiliyorsunuz. Sekiz saatte ancak 40 harf işlenebiliyor. Bu şekilde 1 ay gibi bir sürede tamamladım. Suzeni tekniği kullanıldı. Hem iğne hem de tığ ile çalıştık. Her bir harfi çıkarttığınızdaki yaşadığınız o mutluluk anlatılmaz yaşanır. Cümle değil de kelime kelime aynı ip üzerine getirmeye çalıştım. O şekilde düz oldu. İşlerken gelecek nesillere kalır diye bu düşünceyle işledim. İnşallah gelecek nesillere de örnek olur. İğneyi bir kalem, kumaşı da kağıt gibi düşünerek gelecek nesillere de kalması amacıyla sabır, inanç ve sevgiyle işledim" diye konuştu. Tapduk Emre Ziya Selçuk Yunus Emre Eskişehir Kültür Sanat Haberler
YUNUS EMRE Bugün radyo dinlerken büyük halk ozanı Yunus Emre'nin ölüm yıldönümü olduğunu duydum ve bu konuda bir iki söz de ben etmek istedim. Yunus Emre'yi okullarda tanıdık şiirlerini okuduk, yaşamını öğrendik. Ama ben onu asıl İsviçre'de Frauenfeld'te çalışırken tanıdım. UNESCO 1991 yılını Yunus Emre Sevgi Yılı ilan etmişti, 2021 yılını da Yunus Emre Türkçe Yılı ilan etmiş. Frauenfeld'te çalışırken bir etkinlik hazırlanmış orada çalışan yabancı öğretmenlerin kendi ülkelerinden ünlü birini tanıtması istenmişti. İtalyan öğretmen Machiavelli'yi tanıtacaktı ben de o yıl Yunus Emre Sevgi Yılı olduğu için Yunus Emre'yi tanıtmayı seçtim. Yaz tatilinde Türkiye'ye geldiğimde MEB ve Kültür Bakanlığından pek çok kitap, dergi şiir ve şarkı kasetleri aldım. Ve onu bilmediğim farklı yönleriyle tanıdım. Ben onu tanıdığım ve tanıttığım kadarıyla anlatmak istiyorum. Yunus Emre 1240 yılında Eskişehir'de doğmuş Anadolu, Suriye, Irak ve İran'ı gezmiş ve o yıllarda Moğol saldırısı altında inleyen Anadolu halkına ve tüm insanlara Tanrı sevgisi, insan sevgisi, hoşgörü içeren şiirler yazmıştır. 1320 veya 1321 yılında öldüğü düşünülüyor. Gerçek yaşamı hakkında elimizde fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Kimi kaynaklara göre medrese eğitimi aldığı söylenirken kimi kaynaklar eğitim almadığını söylemektedir. Anadolu halkı onu o kadar çok sevmiş ve benimsemiş ki dokuz yerde mezarı vardır. Onu bu kadar büyük ve unutulmaz yapan o yıllarda yazdığı şiirlerin bugün bile okunur anlaşılır olması, güzel bir Türkçeyle yazması ve Tanrı sevgisini insan sevgisiyle birleştirmesidir. "Biz gelmedik kavga için, Bizim işimiz sevgi için, Dostun evi gönüllerdir, Gönüller yapmaya geldik," demiştir. O yıllarda da günümüzde de yazdıklarını kendi yönüne çeken, farklı tanıtmaya çalışan kişiler ve iktidarlar olmuştur. Şiirlerinin çoğu atılmış, yırtılmış ve yakılmıştır. Yine de günümüze kadar erişen şiirleri vardır. Alevi değil sünni idi diye tanıtmak isteyen bazı iktidar sahipleri paralı yazar ve şairlere bu yönde yazılar yazdırmışlardır. Oysa o tüm insanlara sevgiyle yaklaşmıştır. "Bir kez gönül yıktın ise, Bu kıldığı namaz değil, Yetmiş iki millet dahi, Elin yüzün yumaz değil," demiştir. Yıllar önce Yunus'u dünyaya tanıtmak için Ayla Algan, Esin Afşar onun şiirlerinden oluşan şarkılar söylemiş Semih Sergen şiirlerini kasetlere okumuştur. Bugün şiirleri şarkı olarak bestelenmiş ve söylenmektedir. Dini günlerde ilahileri büyük bir huşu içinde okunmakta ve dinlenmektedir. Frauenfeld'te yaptığımız programı bir arkadaşla hem Türkçe hem Almanca yaptık. Ben Türkçe arkadaş Almanca okudu. Program hem Türkler hem İsviçreliler tarafından çok beğenildi. Wintethur, Zürich Üniversitesi ve adını şimdi hatırlayamadığım bir kantonda tekrarladık. Winterthur'daki program İsviçrelilere yönelikti. Sunumdan sonra Yunus'un şiirlerinden bestelenmiş şarkılardan oluşan küçük bir konser dinledik. "Dertli ne ağlayıp gezersin burda, Ağlatırsa mevlam yine güldürür." Şarkısının sözlerinin onun olduğunu da orada öğrendim. Sunumdan sonra İsviçrelilerle Türk yemeklerini tanıttık ve sohbet ettik. Bir İsviçreli bana, "Okuduğunuz şiiri çok beğendim. Ben Türkçe bilmiyorum ama ne söylemek istediğinizi anladım," dedi. Şiirleri ben Türkçe arkadaşım Almanca okumuştu. Bu beni çok etkiledi. Sözlerin, hangi dilden olursa olsun gücüne bir kez daha inandım. "Söz ola kese başı, Söz ola kestire başı, Söz ola ağılı aşı, Bal ile yağ ede bir söz." İlimin önemini ve dünya dinlerinin kardeşliğini anlatan şiirlerinden örnekler vermek istiyorum " İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, Sen kendini bilmezsen, Bu nice okumaktır." "Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil, Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil." " Dört kitabın manası, Bellidir bir elifte, Sen elif bilmezsen, Bu nice okumaktır. " Dünyada ve Türkiye'de onun şiirlerini okuyan insanlar kendinden bir şeyler bularak farklı şekillerde yorumlamışlardır. Herkesin ortak düşüncesi tüm dünyadaki insanları büyük bir sevgiyle kucaklaması, Tanrı sevgisi ve insan sevgisini şiirlerinde duru anlaşılır bir Türkçeyle yazmasıdır. Çağdaşı olan şairler eserlerini Farsça yazarken o Türkçeyi tercih etmiştir. Ve Türkçenin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Selam olsun koca Yunus'a. Selam olsun yüreği sevgiyle çarpanlara. AYŞE ÖZ
Kültür Düşünür ve halk ozanı Yunus Emre'yi ve onun ilahi aşkını anlatan "Yunus Emre Aşkın Sesi", 10 Ocak 2014'te vizyona girecek.
yunus emre yi anlatan yazı